 SELAM SANA EY NEBİ; Yüce Yaratıcının insanlığa gönderdiği en son rahmet peygamberi ve ilahi vahyin son tamamlayıcısı Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v. ) in hicri takvimiyle dünyaya gelişini idrak ediyoruz. Kur'anı kerimde Allah (c.c. ) ın sevgisine mazhar olmanın Hz. Peygamber'e tabi olmaktan geçtiğini ( 3. 31 ) vurgulaması Peygamber Efendimize inananlar için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamberimizi sevmek ve onu örnek almak demek, onun yaptığı çağrıyı günümüze taşıyarak hayatımıza yansıtmak demektir.
Çünkü O'nun hayat çizgisi ve temsil ettiği değerlerin bütünü bizim için her zaman ya-şanabilir ve uygulanabilir özelliktedir. Yüce Rabbimiz peygamberleri içimizden seçmesi bizim için anla-şılabilir, yaşanılabilir ve yapılabilir bir daveti yaptığına işaretidir. Dünyeviliğe, bireysel benliklere ve çıkar, hazza dayanan bir hayata yönelik olan çağımız insanlarının O'nun manevi önderliğine ve O'nu anlamaya son derece ihtiyaç vardır. Dürüstlüğü, emaneti koruması, yetim ve kimsesizlere kol kanat germeyi, ne sözle ne de davranış-larıyla hiç kimseyi incitmemesi, öğütleyen dinimiz, yaşayışıyla da örnek olan Peygamberimiz, yetimlerin elini tutmuş, kimsesizlerin kimsesi olmuş, bütün varlığa şefkat nazarıyla bakmış ve karşılaştığı bunca eza ya rağmen hiç kötülükle karşılık vermemiştir. Sahip olduğu ahlaki erdemlerle Rabbimizin " sen elbette yüce ahlak üzeresin " övgüsüne muhattap olan Allah'ın Resülu, paylaşmayı, sevgi ve saygıyı, ötekini anlamayı ve ona yardım elini uzatmayı, müsamahayı, affı, rahmeti ve merhameti sadece tavsiye etme- miş bunları yaşadığı örnek hayatında hep uygulamış ve nihayetinde sahabe toplumunun hayat çizgisi olmuştur. Böylece sevgi, güven ve huzur temeline dayalı yüce yaradanı ile barışık bir toplum modelini oluşturarak bizlere somut olarak da göstermiştir. Çünkü O Muhammed -ül Emin’di. Emin olmak da din ve sosyal hayatın temelini oluşturur. Müslümanın dünyevi ve uhrevi hayatın başarısı da buna borçludur. Peygamberimize inanan ve onu reh-ber edinen herkesin en önemli özelliği güvenilir insan olmaktır. Bu özelliğe sahip olmayan insanını hiç bir şeyi yok demektir. Güvenilir ilim adamı, güvenilir siyaset adamı ve güvenilir iş adamı, işçi, gü-venilir esnaf, evlat ve öğretmen vb. toplumun özlem duyduğu değerler ve gerçeklerdir. Bugün en fazla aşınan değerlerden biri güven ilkesidir. Aile ve toplum hayatında güvenin zedelenmesi çok olumsuz bir olay olarak topluma yansır. Bunun en belirgin özelliği Peygamberimizin örnek hayatında mevcuttur. O öyle bir güven kazanmıştır ki, O’na inanmayan müşrikler bile sefera çıktıkları zaman değerli eşyalarını ve şavaş araçlarını ona teslim ederlerdi . Çünkü O her şeyde ölçüydü, örnekti. O biliyodu ki " emanete ria-yet etmeyenin ve sözünde durmayanın din ve imanı yoktur ." " Kişinin kalbinde küfür ile iman bir arada durmaz ." Onun için; Selam sana ey Nebi, Yusuf’un güzelliği, Süleyman’ın mülkü, Musa’nın mücizesi ve İsa'nın mücdesi sensin. Sen hayr -ül beşersin ey Nebi. Dünyaya gözümüzü açtığımız zaman daha anne - baba bile demeden sağ kulağımıza ezan, sol kulağımıza kamet okunarak ismimiz konarken ilk nakşedilen söz senin adındı . İçinde yaşadığın toplum sözlerine başlarken " anam - babam san feda olsun ya Resülullah" der-lerdi. Biz de sana ana baba değil, can kurbandır, can fedadır ya Nebi. O yüzden ifadelerimizi daha iyi anlatabilmek için şairlerin dizeleriyle anlatalım istedik. " Yunus'un dizeleri bizim meramımızın ifadeleridir. " Canım kurban olsun senin yoluna adı güzel, kendi güzel Muhammed Gel şefaat eyle kemter kuluna adı güzel, kendi güzel Muhammed" Mevlid yazarı S. Çelebi'nin övgüsü aslında bizim övgümüzdür Ya Resülullah " Merhaba ey padişah-ı dü cihan, senin için oldu kevn ile mekan , Ermedi evvel gelen bu devlete, kimse layik olmadı bu rifate " Su Kasidesi'ni yazarı Fuzuli'nin aşkı bizim aşkımız. " Canımı canan eğer istersen minnet canıma, can nedir kim anı kurban etmeyeyim cananıma " Şeyh Galib'in dünyaya teşrifinle duyduğu şevinç bizim sevincimizdir ey Nebi " Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammed'sin efendim , Hakk'tan bize bir sultan-ı Müeyyedsin efendim ." Ömer Nasuhi Bilmen'in senden şefaat talebi, bizim talebimizdir ya Nebi , " Günahkârım, peşiman bir kulum, gayet perişanım niyaz etmekteyim sen de şefaat ya Resülullah ." Bayrak şairimiz A . Nihat Asya'nın sana olan hasreti, bizim hasretimizdir ya Nebi " Şimdi seni ananlar arıyor ağlar gibi, Ey yetimler yetimi, ey garipler garibi Düşkünlerin kanadıydın, yoksullerin sahibi, nerde kaldın ey Nebi, nerde kaldın ey Nebi." Medine'yi mesken tutmuş şairlerin hayranlığı bizim hayranlığımızdır ya Nebi " Gönlüm sana aşık, sana hayrandır efendim, bir ben değil, alem san kurbandır efendim ." Hülasa sana aşık nice şairlerin rüzgardan medet umarak gönderdiği selamlar aslına bizim selamımız Ey bad-ı sabah, uğrarsa yolun semt-i Harmeyne, selamım arzeyle Resülu's sakaleyne . Güzel sesli müezzinlerimiz, göklere boy veren lale misali minarelerden kutsal gün ve gecelerde sana seslendiler ey Nebi, sana olan aşkımızı ızhar için şiirler, övgülerle nice eserler oluşturduk ey Nebi, seni anmak, sana olan bağlılığımızı bildirmek için nice günler tertip etti. Ramazan akşamlarımızı, teravi namazlarımızı hep seninle süsledik ey Hatem-ül Enbiya, Hacca gidenlerle hep sana selamlar gönderdik , dönenlere de hep seni sorduk eyAllah'ın sevgili peygamberi , Can sensin, canan sensin, selam sana efendim, selam sana sultanım , selat ve selam, milyarlarca ihtiram sana, sana olun ey habibi Huda. Bu mübarek kandil gününde Allah'ın resulü Muhammed Mustafa (s.a.v. ) in şefaatine nail etsin. Cenab-ı Hakk bütün inananların yar ve yardımcısı olsun. Nihat KURU
|