|
HABERSİZ GİTTİN ÖYLE Mİ KEREM' İM Dün akşam ailece size geldik. İçimde öylesine bir geyik muhabbeti yapmak geliyordu. Ev baktım benden çok sevenlerinle dolup taşmıştı. Sordum seni "yok " dediler. Gittin öyle mi?
GİTTİN ÖYLE Mİ BE KEREM' İM , Halbuki daha küçüktün doymadık sana , Habersiz bırakıp nereye gittin be Kerem' im, Son bakışın olmadan anaya - babaya Kapatıp gözünü nereye gittin be Kerem' im Kalem tutan elini çok görmeden daha , Uzayan o kara saçını taramadan daha , Bir veda etmeden anaya - babaya , Bizleri hasret bırakıp nereye gittin be Kerem'im. Okşamaya doyamadım al yanağına , Bakmaya doyamadım hilal kaşına , Göğsüme yasladığım narin başına , Doymadan nereye gittin be Kerem'im . Kaşının üstüne yara mı olmuş, Al yanağından alkanlar mı boşalmış , Başın - bedenin bizden de habersiz mi kalmış, Bir baba demeden gittin öyle mi be KEREM' İM . SENSİZLİK Biz şimdi sensizliği yaşayacağız. Ne dir sensizlik , nasıl dır ? . Seninle nasıl baş edilir , nasıl yaşanır ?. Bilmiyorum ey sensizlik ... Sensizlik ; aysız, yıldızsız , zifiri karanlık gece gibi ... Sensizlik ; ayaz gecelerde yorgansız uyumaya çalış- ma gibi ... Tir tir titremek ... soğuktan donmak gibi ... Sensizlik ; gözlerimden yaş değil kan akıtma gibi ... Sensizlik ; acı , çok acı , acıdan daha çok acı . Sensizlik çaresizlik , karanlık . Sensizlik sensizlik gibi ... Uyuyamıyorum gittin gideli ... Bir sağa bir sola donuyorum hep aklımda hep düşümde sensizlik . Hep sensiz- liği düşünmekten az kalsın unutuyordum seni. Nefesim kesiliyor dayanamıyorum sensizliğe ... Boğuyor beni sıkıyor boğazımı gözlerim dışarıya fırlarcasına ve boşluğa düşüyorum olanca halsızlığımla . dermansızlığımla Sensizlik ; aydınlıktan anı karanlığa geçmek gibi . Zifiri karanlıkta hiç bir şey görmezken gözlerin yavaş ya- vaş alışır ya gözler karanlığa , etrafındakileri flu görmeye başlarsın ya her şey bulanık artık yoksa sensizlik böyle bir şey mi ? . Yoksa sensizliğe alışır mıyım böyle yavaş yavaş Öyle mi sensizlik ? . Sensizliğin arkasında bir ışık mı var yoksa öyle mi ? . Ya Rabbım , karanlıklara koyma beni böyle ! Beni bırakma ayazlarda , çaresizliklerin koynuna atma .Kurbanın olduğum Mevlam ! Yıkma hayallerimi , ümitsiz bırakma . bırakma takatsız çaresizliklerin içinde , verme bana onsuz- luğu , bırakma ellere muhtaç ellerimi Yaşatma bana sensizliğin acısını ... Bitanem , gözüm, sensizliğimin dermanı , Yoksa bu çaresizlik içinde güvercinleri yoğlasam senin yattığın yere ya da o çam ağaçlarına anlatsam seni . Kış geldi yağmurlar , karlar senin arkadaşın olacak şüphesiz . Sana ulaşmam da bana yar olurlar mı acaba ? . Kavuşmam da dile gelirler mi acaba ?... Seni ne kadar sevdiğimi ... senin ayrılığın beni ne hale getirdiğini . Ya da ilkbahar da çiçeklere anlatsam onlar da rüzgarlara o rüzgarlar fısıldarlar mı sana yoksa , yoksa şu mavi sosuzluğu delik deşik eden minarelere çıkıp haykırsam sana hiç bitmeyecek olan özlemimi hasretimi , sevdamı ... Oracıkta duyar mısın ?. Ağlar mısın benim gibi bilmiyorum. ... ARTIK ; Sevdam sana , özlemim sana , hasretim sana . Gözlerim ufuklarda hayalini arıyorum . Hep sen diye , hitap eden ben , yüreğimin zincirlerini senin sevginde , zifiri karanlıklarda dolunay gibi parlayan gözlerinde ve gül dikeni gibi saçlarında gömdüm bütün ümitlerimi , bütün inançlarımı . Çünkü sendin bana anne - baba olmanın sevgisini öğ- reten , senden öğrendim hasret olmayı , özlem duymayı , hasretle beklemeyi . Ümitle hissetmeyi . Bütün bunlar hep senin eserin. Gül kokulum , gül yüzlüm , bebeğim ... K E R E M ' İ M .......... ............... ..................... .............. NOT : Bu yazdıklarım , bu anlatabildiklerim hep benim hislerim değil tabii ki . Onu yaşayanlar var bütün canlı- lığıyla , bütün tazeliğyle artık . Daha yürekleri kor kor , alev alev yanananlar var ... hiç sönmeyecek volkan gibi. Cenab-ı Hakk , Hiç kimseyeböyle acılarla imtihan etmesin . Dayanılır gibi değil. İsyan gibi adeta . Kamçı gibi düpe düz. NİHAT KURU
|