|
Ramazan Ayında Bir Empati |
|
|
Yazar Hayrettin OĞUZ
|
|
Perşembe, 27 Ağustos 2009 |
Nihat KURU abımızın Ramazan ayı nedeniyle genel hayata bakışı ve bizim sitemiz ile ilgili teşekkür ve şikâyet yazımızdan da esinlenerek güzel gönlünden geçerek kaleme aldığı yazı için kendisine sonsuz teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz. Nihat ağabey ağzına gönlüne sağlık ara ara güzel gönlünden akan bu yazıları beklediğimizi bilmeni isteriz. Tekrar sonsuz teşekkürler.
Ramazan Ayında Bir Empati; Acaba toplum olarak neden yavaş ilerlediğimizi, kendimizi neden tam olarak ifade edemediğimizi ve neden bulunmamız gereken seviyenin altında kalışımızın hakkında bir fikrimiz var mıdır? Eminim vardır. Çünkü zaman zaman hepimiz vatanı kurtaracak o sihirli formülün (!) elimizde olduğu iddia ederiz. Bir de birkaç şey okuyup bir- iki TV programı izledik mi inanın olayları hemen çözeriz. Bu da kendi sorum-luluklarımızı atmanın mutluluğunu (!) yaşatır bizlere. Bu tarzımız her ne sebeple olura olsun sonuçta bizi mutlu et-mesi için yeterli sebep olarak göremeyiz. Böyle bir hoşnutsuzluğun yerine ulaşıp hayat bulduğu hiç mümkün mü ?Hiç gördük mü .? Tabii ki hayır, tabii ki hiç göremeyiz. Niye? Çünkü menzil dışındayız. Çok iyi silah sahibi olabiliriz, çok iyi keskin nişancı olabilirisiniz. ( Eskiden yunus balığı avcılığı yapan rahmet-li büyüklerimiz gibi. Zavallı balık nefes almayı hayatı ile öderdi .) Ancak menzilin dışından attığınız hiç bir şeyi vura-massınız. Hatta bu atışa devam ederek tüm cephanenizi ve zamanınızı, gücünüzü boşa harcamış olursunuz. Neti-cede ulaşmak istediğiniz menzilinizde atış yapacak ve kullanacak bir tek cephaneniz kalmamıştır artık. Peki ya sonuç. Hüsran. Demek ki iyi kullanılmayan zamanların bugün bizi etkilediği gibi gelecekte de çocuklarımızı derinden etkile-yeceği varsayımından yola çıkarak kendimize soralım: Peki bütün bunlara rağmen çaresiz miyiz? Elbette hayır. Şimdi bir tespit yapalım: Herkes kendi düşüncesi, davranışı ve yaptığı işle oluşturduğu ortamda kendi kişisel atmosferini belirler. Bu da kişinin kendi iklimini meydana getirdiğini gösterir. Biz de bu amaçla genel iklimi budenli etkileyen bir ortamda kendi kişisel atmosferimizi özenle seçilmiş düşünceler ışığında yeniden gözdenden geçi-relim istiyorum. O halde; bu fani dünyada alışkanlıklarımızı bir kenara bırakarak içinde bulunduğumuz kutsal ve bereketli Ramazan ayı'na girerken fani dünya serüveninden kendimizi bir an için soyutlanarak öz benliğimize zaman ayırıp içimizden kopan fırtınalı seslere bir kulak verelim. İnanın; göreceğiz ki kendi hayat hikâyemizi sorgularken hemence-cik birkaç dakikada bitiri veririz yaşadıklarımızın özetini. Ve ne yazık ki hayretle düşünürüz o günleri gerçekten ya-şanmış mı dır diye .İşte bu rahmet ayında bu açıdan bir daha kendimizi bir empati testinden geçirelim . İnanın hiç bir şey kaybet-meyiz. Behemehâl kendimize geliriz. Daha isabetli kararlar alır, hak - hukuk bilir, nihayetinde "Küllün nefsün zai-ketül mevft, sümme ileyna türceğün." emri fermanına muhatap olur göç ederiz bu fani dünyadan. Bu vesile ile Mübarek Ramazan Ayı tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını, bereket getirmesini ve de özellikle birbirimizi daha iyi anlama kabiliyetini idrakine vesile olmasını temenni ederim. Özellikle dedemin ifadesi ile ( Barbaros ) Hayrettin 'ciğim, sen hiç üzülme. Yaptığın hizmet Allah indinde kabul görecektir inşallah. " İbadetlerin en büyüğü insanlara faydalı olmaktır " gereğini yerine getiriyorsun. Seni çok çok öpüyorum. İşlerinde başarılar dilerim. Bunu bil ki sen insanlara faydalı oluyorsun gerisi sivrisinek saz. Allah (c.c.) yar ve yardımcın olsun. Bizden size hayırlı Ramazanlar dileriz. Nihat KURU
|